Varna , Bulgaristan Gezi Rehberi

Varna Bulgaristanın doğu kıyısında Karadeniz’in batı kıyısında bulunan, kültürü hem eski hem de modern bir şehirdir. Dünyanın en eski altın hazinesine ev sahipliği yapan Varna’nın tarihi, uygarlıkların varlığından çok önce 4.600’e kadar uzanıyor. Tarihi yapılardan çok modern yüzüyle ilgilenlerde Varna da yapacak bir çok şey bulabilirler, çünkü şehir Avrupa Gençlik Başkenti 2017’ye ev sahipliği yaptı ve Bulgaristan’ın deniz başkenti statüsünü vurgulamasını sağladı.

Varna Arkeoloji Müzesi

Varna Altınları, bu şehrin taç mücevheridir. İnsanoğlunun bildiği en eski altın hazinesidir ve dönem boyunca altın hazine ile gömülü olan bir iskeletin yanında sergilenmektedir. Ancak müze, altından çok daha fazlasını sunuyor. 2.150 metrekarelik alanda  Bulgaristan’ın en büyük müzelerinden biri ve sergilerinin birçoğu, Varna’yı bugünkü haline getiren çok sayıda kültürel etkiyi ortaya koyuyor.

Varna Roma Hamamları

Varna isminin ilk ortaya çıkmasından çok önce, Romalılar Odessus ismini verdiler ve MS 2. yüzyılda hamamlar inşa ettiler; Bugün, hamam evlerinin bir kısmı hala korunmuş bir şekildedir.Balkanlar’daki en büyük korunaklı hamam evi ve dünya  genelinde 4. en büyük Roma evi olarak bilinmektedirler.

Dormition of Mother Of God Katedrali

Eski zamanlarda Varna’yı çevreleyen duvarlar yıkıldığında, Bulgarlar tam olarak onlarla ne yapacaklarını biliyorlardı. Roma kalıntılarına kıyasla, Tanrı’nın Annesi Katedralinin Varlığı, Varna’da ziyaret edilecek en yeni yerlerden biri olabilir.Ancak diğer  Bulgar katedralleri arasında  aslında en eskisidir. Katedral 1886’da inşa edildi ve tahttan vazgeçmeden önce Bulgaristan hükümdarı olarak yaptığı son eylemlerden birinde, Bulgaristan’ın ilk prensi Alexander katedral için ilk temel taşı koydu. O zamandan beri Bulgaristan’daki Doğu Ortodoks inananların ibadet edebileceği en önemli yerlerden biri halini aldı.

Varna Nekropolü

Arkeoloji müzesindeki Varna Altınını hatırladınız mı? Burası, keşfedildiği yer, yaklaşık 300 diğer mezarla birlikte. Varna Nekropolü, tarih öncesi çağlardan beri en önemli mezar alanlarından biridir ve bugüne kadar sadece yaklaşık yüzde 70’i kazılmıştır. Mezarların tarihinin M.Ö 45. YY’ya kadar uzanmaktada olduğu biliniyor. Geçtiğimiz yıllarda devam edilen kazılarda dünya tarihi üzerinde işlenmiş ilk altın olarak bilinen bir parça bulundu ve Arkeoloji uzmanlarını bu gelişme oldukça heyecanlandırdı.

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*