Rodos Gezi Rehberi, Rodos Adası

Rodos gezi rehberi ‘ni daha ayrıntılı oluşturmak adına , Rodos adası genel rehberinden Rodos şehrini ayırmanın Rodos’un kalbi olan bu şehre yakışacağını düşündük.  Rodos şehri adanın başkentidir. Şehir adanın tüm nüfusunun kabaca yüzde altmışını içeren, Rodos’un en kuzey ucunu  kurulmuştur. Rodos kenti, adanın kültür ve turizm endüstrisinin temelini oluşturur ve adaya açılan bir kapı görevi görür. 1309 yılında, Aziz John Şövalyeleri Nişanı başarıyla adanın eline geçti. Ve devamında 200 yıl boyunca yenileme ve gelişme çabaları devam etti.

Etkileyici taş duvarlarla çevrelenmiş ve birkaç kule ve hendekler ile   korunan, sürekli canlı havasıyla  en eski ortaçağ kenti Avrupa ve adanın en cazip cazibe merkezidir. Eski şehir mekanlarına girmenin en iyi yolu yürüyerek gitmektir. Rodos Eski Kenti’ndeki tüm turistik yerler birbirine yürüme mesafesindedir.

Araba kiralayanlar, sadece şehir sakinlerinin duvarların içinde  araç kullanmasına izin verildiğini, duvarların dışında çok sayıda ücretli park yeri bulunduğunu unutmamalı. İstisnalar, otelden ayrılan ve otellerini ziyaret eden taksiler için geçerlidir. Rodos Eski Kenti’nin arnavut kaldırımlı sokakları gezintiye çıkmak için idealdir ve  keyifli dar yürüyüş yolları cezbedici birçok restoran, kafe ve butik mağaza ile sıralanmıştır. Bu bölgede bir çok isimsiz sokak bulunmaktadır.

Rodos gezi rehberi ,Hipokrat meydanında başlayan keyifli bir yürüyüş.

Deniz Kapısından (Agias Ekaterinis) girdikten sonra kendinizi Hippokratous Meydanı’nda bulacaksınız. Rodos Eski Kenti’ni keşfetmeye başlamak için iyi bir nokta. Meydan, kafeler, mağazalar ve açık hava restoranları ile çevrili hareketli bir buluşma noktasıdır. Buradan alışveriş caddesi Sokratous’a doğrudan erişebilirsiniz. Hippokratous Meydanında ceza mahkemesi olarak kullanılan 16. yüzyıldan kalma Castellania‘ya ev sahipliği yapmaktadır. Günümüzde halk kütüphanesi ve tarihi arşiv görevi görmektedir.

Özgürlük (Eleftherias) Kapısı önünde, eski şehirden kuzeye doğru ilerleyen Symis Meydanı ve M.ö  3.yy kalıntıları Afrodit Tapınağı. Eski şehir merkezine doğru Ipoton Caddesi’ne veya (Street of the Knights) Şövalyelerin Caddesi’ne geri dönün. Burası şövalyelerin zâviye ettikleri ve onurluların bulunduğu yerdir. Yedi hanenin her biri Şövalyelerin geldiği yedi ülkeyi temsil ediyordu. Yalnızca Fransa Hanı halka açıktır (Pazartesiden Cumaya kadar  –  sabah 08:00’den öğlene kadar). Şövalyeler Sokağı, duvarların içindeki en önemli anıt olan Büyük Üstatlar Sarayı’na çıkar (Palace of the Grand Master) (yaz aylarında Salı’dan Pazara : 08: 00-19: 40, Pazartesi günleri sabah 9 :00 ‘dan öğlene kadar Kış aylarında  Salı-Pazar günleri arası sabah 8:30 ile öğlen 15:00 arası  Pazartesileri ise  kapalıdır. / +30 22413 65270 / Fiyatı 6 euro , 18 yaş altı ücretsiz ).

Büyük Üstadlar Sarayı ( Palace of the Grand Master)

Büyük Üstadlar Sarayı , 1856’da barut patlamasıyla tahrip edildi. İtalyanlar bu konuda yardım ederek masraftan kaçınmayıp, aslına uygun olarak tekrar inşa edilmesine vesile oldular. Şuan müze olarak kullanılan saray  UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak hizmet veriyor. Öne çıkan özellikler arasında antika mobilyalar, Kos Adası’ndaki kazılardan getirilen mozaik zeminler ve Hristiyanlık döneminin başından itibaren  1522’deki Türk fetihine kadar  olan dönem eserleri sergileniyor.

Arkeoloji Müzesi tarih meraklıları için oldukça değerli bir yer ve kesinlikle ziyaret etmelisiniz.. Şövalyelerin eski hastanesinden  Şövalyelerin Sokağı (Street of the Knights) boyunca yer alan Arkeoloji Müzesi, antik heykeller, mozaikler, seramikler, madeni paralar, mücevherler, vazolar, ayrıca açık bahçe ve iç avludan oluşan etkileyici bir koleksiyona sahiptir. Eserler, tarih öncesi dönemden Hristiyanlık dönemine kadar uzanır. (+30 22413 65256 / Fiyat 6 €)

Arkeoloji Müzesi’ne çok da uzak olmayan bir yerde Plateia Argyrokastrou’daki Dekoratif Sanatlar Koleksiyonu (Decorative Arts Collection )(+30 22413 65200 / Fiyat 3 €). Şövalyelerin eski kubbeli cephaneliğine yerleştirilen müze, 12 yy’dan 20. yüzyılın başlarına kadar Oniki Adalardan toplanan geleneksel işlemeli kostümler, süslü tabaklar, antika mobilyalar, seramikler, tekstiller ve mutfak eşyaları sergiliyor.

La Juderia

Hippokratous Meydanı yakınında, burada bulunan büyüleyici denizatı çeşmesi nedeniyle sık sık “Denizatı Meydanı” olarak anılan Yahudi Şehitleri Meydanı bulunuyor. Auschwitz toplama kampına gönderilen 1,604 Rodos Yahudisini anmak için Rodos Holokost Anıtı bu meydanda yer alıyor. Meydan eski Yahudi Mahallesi  ya da bilinen adıyla “La Juderia” nın kalbinde yer alıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Rodos’ta yaşayan 4.000’den fazla Yahudi vardı, ancak bugünlerde bu sayı oldukça düşük. Burada yaşayanlar İspanya’daki Engizisyondan kaçan Sefarad Yahudileriydi. Ladino dilini konuşuyorlar. Bu dil  İspanya’da yaşadıkları yıllar sonucunda gelişen eski bir Yahudi-İspanyol dili.

Eski kentin La Juderia’sı, halen restoranlara, butik otellere ve mağazalara dönüştürülen birçok aile evi ve iş alanı içermektedir. La Juderia, Yunanistan’ın en eski sinagogu Kahal Shalom Sinagogu‘na ev sahipliği yapmaktadır. 1577’de açılışı yapıldığı için, adada bulunan 6 sinagogtan sağlam kalan tek sinagogdur. Web sitesi, Musevi Rodos Müzesi’nin küratörlüğünü yaptığı muhteşem bir kaynak. Burada mahalle ve müze tarihi hakkında daha fazla bilgi bulacaksınız.

Adanın daha sonradan gelen Türk etkilerinin çoğu, bir dizi Müslüman ibadethane leride  dahil olmak üzere Hora semtinde daha ağırlıktadır. Bunların en dikkat çekeni Süleyman Camii’dir. 1522 yılında inşa edilen, parlak renkli pembe kubbe si nedeniyle gözden kaçırmanız imkansızdır. Kültürün önemli ibarelerinden Türk hamamları da Hora’nın içinde yer almaktadır.

Rodos Gezi Rehberi , Adanın sokaklarında kaybolmak

Rodos oldukça  rüzgarlı bir şehir , rüzgardan kaçınmak için ana meydanlardan uzaklaşırsanız zaman zaman  kaybolabilirsiniz, ancak endişelenmeyin; kaybolmak size büyüleyici caddeleri ve  birbirinden güzel çıkmaz sokakları keşfetme fırsatı verecektir.

Mandraki Limanı etrafında yürüyüş yapmak keyifli. Kesin konumu gizem kalsa da, eski Rodos Colossus‘un bir zamanlar durduğu yerin burası olduğu söyleniyor. Birçoğu Yunan ve adalılar  titan Helios’un bronz heykelinin Mandraki Limanı girişinde durduğuna ve  bunun liman girişini büyük gemilere  engellemiş  olacağına da inanıyorlar. Rodos Colossus’u  M.ö  292-304 arasında  12 yılda inşa edildi.

Bu başarıdan sorumlu adam Lindos’un heykeltıraşı  Chares idi. Heykel 33 metre boyutundadır. MS 654’te Arap işgalciler tarafından Suriye’ye nakledilmeden önce 1000 yıldan fazla bir sürede heykel burada idi.Eski Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olarak kabul edildi. Mandraki Limanı sınırındaki eski şehir surlarının kuzeyinde 15. yüzyıldan kalma Aziz Nikolaos Kalesi yer almaktadır. Liman ve duvarlar kalenin korunmasında önemli rol oynamışlardır.

Rodos Eski Kenti’nin tarihin kanıtı duvarlarının ötesinde, Yeni Kent her yöne uzanmaktadır. Orijinal tarihi kentin hemen dibinde rezonans antik tarihinine karşı  tam tersi modern bir karşıtlık  sunmakta.. Çocuklarıyla seyahat edenler, Rodos Akvaryum Müzesini kaçırmamalıdır (Yazları  09: 00-18: 30 Kışları : 9: 00-4: 30 fiyat 5.50 Euro, yetişkinler, 2.50 Euro). Deniz sakinleri yumuşakçalar, yengeçler ve deniz kaplumbağalarının bir çok güzel örneğini burada görmek mümkün. Rodos’un denizle iç içe geçmiş bağları ile bağlantıya geçmek harika bir fırsat.

Rodos Akropolisi ve muhteşem manzarası

Helenistik Dönem’den kalma ( Mö 2. Ve 3. Yüzyıllar), Rodos Akropolisi bir zamanlar adanın en önemli akropolüydü. Kasabanın bu baskın antik bölümü, kentin batısında, Rodos kasabasının en yüksek noktası olan Saint Stefanos Tepesi’nde bulunmaktadır. İtalyanlar, kazılara 1912 yılında başlamış ve II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar devam etmişler. Bununla birlikte, sitenin büyük kısmı henüz açıklanmamıştır. Bu nedenle, bölge korunmakta ve daha fazlası henüz ortaya çıkmadığından yeni yapılar yasaklanmıştır.

Kasabanın ana savunması olarak hizmet etmek yerine, kutsal alanların, tapınakların ve tüm Rodos’un önemli kamu binalarının tamamlandığı dini ve siyasi merkez olarak görev yaptı. Apollo Tapınağı, sitenin yeniden yapılandırılmış kalıntıları arasındadır. Aynı zamanda dikkat çeken amfitiyatro ve stadyumun üzerinde duruyor. Diğer ilgi çekici yerler arasında kütüphane, spor salonu ve Athena Polias Tapınağı ve Zeus Polieus bulunuyor. Site, eski Yunan tarihini ve adayı izleyebileceğiniz mükemmel bir panaromik manzara sunmaktadır.

Rodos gezi rehberi yazısındaki tarihi bilgilerde Dergipark’taki akademik makalelerden faydalanılmıştır.

Adaya yaz tatili için gidiyorsanız Rodos adasında bulunan en güzel 5 plaj listemizede göz atabilirsiniz.

 

1 geri izleme / bildirim

  1. Rodos Adası Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler - GezginSandalet

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*