Kosova, Priştine ‘ye Seyahat Etmek İçin Nedenler

Kosova Priştine ; aniden yeni bağımsız olmuş  ülkenin başkenti haline gelen bir şehir hayal edin. Dahası ülke çoğu zaman uluslararası güçlerin spot ışığı altında hâlâ tartışmalı bir bölge. Bu Priştine’nin hikayesi, Kosova’nın yeni doğmuş bir başkenti. Hem gözler önünde hem gözlerden uzak. Kendi halinde ve gelişmeye açık.

Seyahat edecekler için Kosova’nın başkenti çok çirkin ve sıkıcı olabilir . Üsküp’ten (Makedonya’nın başkenti) günlük gezi olarak Priştine’yi ziyaret ettiğimde de ilk izlenimim buydu.

Ama sonra Saraybosna ya da Batum gibi garip bir şey oldu. Şehir gözümde büyümeye başladı ve kendimi geri dönmeyi hayal eder buldum. Ve böylece ikinci ziyaretim sırasında Priştine ile ilgili her şeyi az çok sevdim!

Öyle çok önemli turistik yerlere veya önemli noktalara sahip değil! Bunun yerine, muhteşem bir hareketliliğe ve kafe kültürüne sahip bir şehir. İkisi de şimdiye kadar gördüklerimin en iyileri arasında!

Balkan yolculuğum sırasında buraya gelmeyi planlamamıştım. Ancak çok yakın olduğumdan ve Üsküpten günü birlik bir geziyle gelmeye karar verdim.

Kosova Priştine ‘nin Avrupai Kafe Kültürü

Priştine’deki kahve Balkanların en iyisidir. Herkes öyle düşünüyor ve hatta ben kahve konusunda deli olan biri olarak bu konuya kesinlikle kefil olabilirim. 1 € ‘dan başlayan fiyatlarla (ve menüdeki en pahalı kahve için 2-2,5 €), Priştine’nin her kahve sever için saf bir cennet olduğundan emin olabilirsiniz!

Şehir kafelerle dolu, her birkaç adımda bir kafe bulabilirsiniz. Bazıları sadece birkaç masalık oldukça küçük özensiz gibi gözükse de konsept kafeler. Bazıları şık ve modaya uygun. Priştine’de kendi tarzınızda bir şeyler bulacağınızdan emin olabilirsiniz!

Kafeler için genellikle gece gündüz sürekli dolu diyebilirim. Aralarında bir çok fenomen olmuş mekanda var.

Sürekli Değişen Kalabalık

Priştine, karşılaştığım en havalı hareketlilikten birine sahip! Tıpkı kafeler gibi, ana yaya caddesi – Bulevardi Nënë Tereza – her zaman insanlarla dolu. İki ziyaretimde henüz kar yağmaya başlamamış olsada kış aylarıydı ve buna rağmen sokaklar sürekli kalabalık ve canlı idi.

Kosova Priştine ‘nin Her Yıl Yüz Değiştiren NEWBORN Anıtı

Bu bölge Priştine’nin iki ana cazibe merkezlerinden biri. Kosova, Avrupa’nın en genç ülkesidir ve 17 Şubat 2008’de bağımsızlığını ilan etti (ve halen yalnızca 115 ülke Kosova’yı bağımsız devlet olarak tanıdı). NEWBORN heykeli, yeni ülkenin kendine özgü bir sembolüdür.

İlk başta sadece sarıya boyandı daha sonra Kosova’nın bağımsızlığını tanıyan ülkelerin bayraklarıyla kaplandı. Şimdi her yıl 17 Şubatta heykelin çehresi değiştiriliyor. Bu bir gelenek haline geldi.

Her sene değişen görünümü ile NEWBORN  benim Priştine’yi ziyaret etmem için çok iyi bir bahane oldu. Heykelin şu anki görünümünü merak ediyorum.

Dünyanın en çirkin / en güzel kütüphanesi

Eski Yugoslavya sert ve acımasız çizgilerle nasıl inşa edeceğini çok iyi biliyordu (Üsküp muhtemelen burada en iyi örnek). Ama benim için, şimdiye kadarki en güzel eşsiz bina Priştine’de.

Bazıları dünyadaki en çirkin kütüphane diyor, bu aslında binayı daha eşsiz kılıyor! Kosova Ulusal Kütüphanesinin inşası, Hırvat mimar Andrija Mutnjaković tarafından tasarlandı ve 1982’de açıldı. Özellikle, farklı kubbelerin (bunların tam olarak 99 tanesi) ve tüm yapıyı kaplayan metal balık ağı olduğu bilinmektedir.

İçine bakmak ve kubbelerin bu bakış açısıyla nasıl göründüğünü görmek ilginç! Bu bina insanı her gördüğünde istemsiz bir şekilde gülümsetiyor denebilir. En azından beni 🙂

Sizde benim gibi Makedonya üzerinden Kosova’ya geçecekseniz Makedonya ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*