İngilizce Bizi Çağırıyor :)

İngilizce konuşmak artık günlük hayatımız içinde önemli bir hal aldı. Geçen akşam apartmanın giriş katında asansörü çağırmış gelmesini bekliyordum.  Tam olarak nereli olduklarını bilmediğim, iki yabancı komşum yanıma gelip benimle beraber asansörü beklemeye başladılar. Kendi aralarında gülerek sohbet ediyorlardı. Telefonum çalmaya başlayınca elimde ki alışveriş poşetlerini bir anlığına yere koyup, gelen çağrının kimden olduğuna baktım. Tam o sırada asansör geldi ve binmek zorunda olduğum için aramayı reddettim.

Sevgili komşularım anlamayacağımı düşündüklerinden olsa gerek, gayet uygunsuz bir şekilde aramayı reddetmiş olmamla ilgili espriler yaparak gülmeye başladılar. İngilizce konuşamadığıma o kadar eminlerdi ki, benim hakkımda hikayeler uydurarak oldukça eğleniyor gibiydiler. Normal bir zamanda bunu gerçekten umursamaz gülüp geçerdim belki, lakin bu sefer ufakta olsa bir ders verme ihtiyacı hissettim. Asansör benim katıma gelip de inme zamanı gelince, kasti olarak alışveriş poşetlerinden birisini unuttum.  Kapı tam kapanmak üzere iken,  poşeti içerde unuttuğumu fark eden komşularım arkamdan kırık bir Türkçe ile seslendiler. Poşeti alıp, lafı gereksiz yere uzatarak İngilizce olarak ‘’Günümün ne kadar yoğun geçtiğinden, yorgunluktan poşeti unuttuğumdan, ne kadar minnettar olduğumdan’’ bahsedip teşekkür ederek evime girdim.

İngilizce öğrenmek günlük hayatınızın kalitesini de arttırır.

İnsanların beklemedikleri bir olay karşısında şaşırdıklarında ya da korktuklarında göz bebekleri büyürmüş. Sanırım ben konuşmaya başladığım an da, karşımda tam olarak bunun gerçekleştiğine şahit oldum.  Aslında son birkaç yıldır ülkemize turist olarak gelen yabancılardan ya da burada yaşayan yabancılardan buna benzer tepkiler almıştım. Sadece neden bu kadar önyargı ile davrandıklarını hala çözebilmiş değilim.

İnternet Sonu Gelmez Kaynaklarla Dolu

Günümüz gençleri daha özgür, daha ne istediğini bilen dünyaya açılmaya daha hevesli bireyler olarak yetişiyor. İkinci bir dil bilmek(özellikle İngilizce) iyi yerlerde iyi işler yapmak için, dünyayı gezmek için günümüzün en önemli ihtiyaçlarından biri olarak görülüyor. Bizler bunun farkında olup kendimizi geliştirmeye çalışırken, başkaları tarafından önyargıya uğramak oldukça can sıkıcı olabiliyor.

Bu aralar hiç iş ilanlarına göz gezdirme fırsatınız oldu mu? B sınıfı ehliyet sahibi olmak, nasıl artık olağan bir istek ise, bir işverenin sizden ikinci bir yabancı dil istemesi de artık o kadar olağan. Şirketler gelişime açık, ülkemizde ki yabancı yaşayan sayısı da yükseldikçe bir cafe de garson olarak çalışsanız da, bir plaza çalışanı olsanız da artık zamana ayak uydurmamız gerektiğinin farkındayız. Teknolojinin bize sunduklarından yararlanarak,  hatta günümüz modası yabancı diziler sayesinde bile kolaylıkla kendimizi geliştirecek kadar İngilizce öğrenebiliriz. Birazcık çaba ile bize okullarda öğretilen Mrs ve Mr Brown’un çok ötesinde bir konuşma kabiliyetine sahip olabiliriz. Eğer bu aralar kendiniz için bir şey yapacaksanız  bence kesinlikle önceliğiniz bu olmalı.

Hem çalıştığınız iş için olmasa bile, asansörde size ukalalık eden komşularınıza ufak bir ders vermek için bile kullanabilirsiniz 🙂

 

 

 

 

 

 

 

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*